top of page

Elindeki diyet kolayı şimdi usulca yere bırak!


Diyet ürünler düşündüğünüz kadar masum değiller... Çok yeni bir çalışma, aspartam ve tatlandırıcıların vücut üzerinde olumsuz hiçbir etkisinin olmadığı yönündeki uzun süredir devam eden baskın görüşü, tatlandırıcıların başka zararlı etkilerini de sıralayan çalışmalarla birlikte yıkmaya hazırlanıyor. Diyet ürünlerde sık kullanılan yapay tatlandırıcılardan biri olan aspartamın kaygıyı artırabileceğini öngören yeni bir araştırma yayınlandı. Araştırma sadece fareler üzerinde yürütülmüş ve insanlar üzerine henüz bir çalışma yok. Ancak klinik öncesi araştırmalarda bizim için kendini feda eden 4 ayaklı dostlarımızda gözlenen bir çok yan etkinin, klinik araştırmalarda insanlarda kendini sıkıkla tekrar ettiğini düşünürsek; elinizdeki diyet kolayı usulca kenara bırakın derim.

İnsanların günlük hayatındaki stres yaratan görev ve etkinliklerini taklit etmek üzere araştırmalarda fareler labirent testlerine maruz bırakılır. Son araştırmada da aspartamlı su içen fareler, labirent testlerinde belirgin kaygı benzeri davranışlar sergilemiş. Farelere verilen aspartam miktarı insanlarda 4 yıl boyunca günde yaklaşık 1.5 lt diyet kolaya denk geliyor. Bu kadar fazla kola kullanımı bile FDA (Food and Drug Administration) tarafından önerilen maksimum aspartam miktarının ancak %15'i. Görünürde iddalı bir kola tüketimi bile maksimum miktarın çok altında olup, zarar vermekten çok uzak gibi dururken. bu miktar ile kaygı belirgin tetiklenmiş. Hatta farelerde gözlenen kaygı o kadar yüksekmiş ki, araştırmacıların kendileri bile şaşırmışlar. Bu durumda bu kadar yoğun kola içmeseniz de, stres miktarınızı arttırabileceğinden bahsedebiliriz. Aspartam vücudumuzda aspartik asit, fenilalanin ve metanole dönüşür ve tüm metabolitlerinin merkezi sinir sistemi üzerinde etkileri olabileceği düşünülmektedir.


Amigdala, beynimizin kaygı ve korkuyu düzenleyen bölümüdür. Fareleri aspartama maruz bırakmak, amigdalada genlerin ifadesinde de değişiklikler üreterek, uyarılma-yatışma (ekshibisyon-inhibisyon) dengesini bozar. Ancak gen ekspresyonundaki bu değişiklik sadece maruz kalan bireylerin kaygı yanıtını değiştirmiyor, maruz kalanların çocuk ve torunlarını da etkiliyor. Araştırmacılar denek erkek farelerde, takip eden iki nesile kadar gen ekspresyonundaki (epigenetik) değişikliğin gözlendiğini açıkladılar. Epigenetik, DNA dizilimindeki değişikliklerden kaynaklanmayan, genin nasıl çalışacağını ve okunacağını belirleyen değişikliklerini inceleyen bilim dalıdır ve epigenetik değişiklikler kalıtsaldır. Yani bundan sonra kaygı yaşadığınızda aile dizilimine gitmek yerine, babanıza diyet kola içip içmediğini sormak daha akıllıca olabilir ;)

Bulgular insanlar için de FDA'nın tavsiye ettiği maksimum günlük alımın bir daha gözden geçirilmesini gösteriyor. Bugün güvenle tükettiğimiz diyet kolalar, diyet dondurmalar, çikolatalar bizlere zayıflık vaad ederdeken, içlerindeki aspartam gelecekte çocuklarımızın hatta torunlarımızın genleriyle oynayarak strese karşı onları zayıf bırakabilirler. Yine yakın tarihli başka bir çalışmada araştırmacılar, şekere ikame olarak kullandığımız tatlandırıcıların, bağırsak mikrobiyomunu bozarak kan şekeri düzeylerini etkileyebileceğini buldular. Dahası yapay tatlandırıcılar insulin düzeyini arttırırken, insulin duyarlılığını azaltarak obezite, insülin direnci, yüksek tansiyon ve damar sertliği riskini de arttırıyorlar. Araştırmalar bunlarla da kısıtlı degil; yapay tatlandırıcılar ayrıca kalp hastalığı, felç ve kanser riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiş. Yine 2022'de yayınlanan büyük ölçekli 9 yıllık uzun bir izlem süreli araştırmaya göre kalp krizi, koroner arter sendromu, felç ya da geçici iskemik atak gibi ciddi hastalıkların riskinde %9 artış olduğu gösterilmiş. Yüksek miktarlarda kullanım olduğunda riskin de tüketim miktarı ile birlikte arttığı gözlenmiş. Kaldı ki bahsedilen yüksek miktar sadece günde bir kutu diyet içecek, çalışmanın ortalaması yarım kutu imiş. Araştırmaya katılanlar tarafından kullanılan tatlandırıcılar ağırlıklı %58 aspartam, %29 asetasülfam potasyum ve daha az oranlarda sükraloz ve sakkarinden oluşmakta. Malum marka kolanın light olanı aspartam ve asetasülfam potasyum içerirken, Zero olanı sükraloz ve asetasülfam potasyum içermekte.


Kim bilir, bir zamanların çocukluk videolarında içilen sigaralara şimdi ne garipmiş diye şaşırarak bakarken, yarın kolalı videolara da yok artık diyecek miyiz acaba?

bottom of page