top of page

Bulaşma Tipi Obsesif Kompulsif Bozukluk, "AIDS'ten korkuyorum?"


sık sık hiv testi yaptırmak

Bulaşma tipi obsesif kompulsif bozuklukta kişi kan, idrar, dışkı gibi genel olarak herkesin temastan çekindiği maddelerden aşırı kaçınır. Aşırı kaçınma ile kastedilen, bunlara dokunmamak için kişinin hayatını zorlaştıracak kadar kaçınması hatta işlevselliğinin etkilenmesidir.


Çoğu zaman hastalara "Dokunsanız peki ne olabilir?" diye sorulduğunda cevap veremezler. Sanılanın aksine çoğu hasta sadece iğrenir ya da en basit haliyle pisleneceğini düşünür. Bir kısmı ise mikrop (virus, bakteri, mantar) veya zararlı etkenlerle enfekte olacağı ve hastalanacağı şeklinde bir kaygıdan bahseder. Bulaşma tipi obsesif kompulsif bozukluk'ta en sık korkulan hastalıkların arasında AIDS (neden olan virüs HIV'dir) ve genital siğil (neden olan virüs HPV'dir) yer alır.


Bulaşma tipi Obsesif Kompülsif Bozukluğu (OKB) olan kişiler, hasta olabilme ihtimalini düşündüğü için kişiler ile temas etmekten kaçınır, örneğin el sıkışmak istemezler ya da zorunda kaldılarsa saatlerce ellerini yıkayabilirler veya üst üste dezenfenktan kullanırlar. Hasta olabilme ihtimali olan kişilerin dokunduğu nesneler de aynı şekilde kirli ya da hastalıklı  olarak nitelendirilebilir. O nesnelere dokunulduğunda da hastalığın nedeni olan mikrobun bulaşmasından korkulur. Hatta kirli adledilen nesnelere, kişilere dokunduktan sonra el yıkanamadan başka yerlere de dokunulursa, dokunulan her nokta artık hastalıklı alan ilan edilir ve sonu gelmez bir temizliğe girişilebilir.


bulaşma obsesyonunda temizlik

Bazen sadece yakınından geçmekle bile yayıldığına inanılabilir. Bulaşma tipi OKB'si olan hastalar, hasta olabilecek kişiye veya hastalıklı nesneye dokunulup dokunulmadığına emin olamamaya başlayabilir, tüm gün zihninden o anı geçirip rahatsızlık hissedebilir. Eve geldiğinde kapının eşiğinde kıyafetlerini çıkarıp yıkayanlar pek de azımsanacak sayıda değildir. Bazı hastalar yıkadığı kıyafetlerden bile emin olmaz, çamaşır makinesinde birden çok kez yıkayabilir ya da bir kapak deterjen yerine makineyi bozacak kadar kapak kapak deterjan kullanabilir. Bazıları da ev temizliğinde fazlasıyla çamaşır suyu gibi kimsallar kullandığından dolayı kontakt dermatit veya astım gibi rahatsızlıklar geliştirebilir. Kişi yüksek riskli olarak nitelendirdiği hastane gibi yerlere gidemeyebilir hatta evden çıkamaz hale bile gelebilir.



kan lekesi korkusu

HIV özelinde bulaş tipi OKB'u olan hastalarda kırmızının tonları da ayrıca tehlikeli olarak nitelendirilir. Kırmızının tehlikeli varsayılmasının tedeni HIV ile enfekte kişilerin taze veya kurumuş kanlarının bulaşmış olabileceği düşüncesinden ileri gelir. Bu nedenle kırmızıdan kahverengiye uzanan bir aralıkta tüm lekerden kaçınırlar. Dışarıda kan olduğunu düşünerek kırmızı-kahve renkli lekeli sandalyelere veya otobüs koltuklarına oturamama, bu tonlarda lekeli yerlere dokunamama, yerde görürse üzerine basmamaya ya da yakınından geçmemeye çalışma gibi davranışlarda bulunabilirler. Yine bulaş nedeni olarak prezervatif atılmış olabileceğini düşünerek çöplerin yanından geçememe veya yerde tükürük-balgam görse, üzerine basmamış olsa bile paçasının değmiş olabileceğinden (basit bir iğrenme değil, HIV kapma ihtimalini düşünerek) endişelenme gibi belirtiler gözlenebilir. Olasılık olmasa dahi kişi sık sık HIV testi yaptırarak HIV korkusunu rahatlatmaya çalışabilir.


Bulaşma tipi OKB en sık görülen obsesyon türüdür.     

 

İşin ilginç yanı, örneğin HPV'u (Human Papillamo Virus) ele aldığımızda, elde, yüzde ya da vücudun başka bölgelerinde bulunan HPV türleri farklı iken, genital bölgede görülen virüslerin tipi başkadır. Dolayısıyla elinde siğili olan bir insanın dokunması ile genital siğil edinmek mümkün değildir. Genital enfeksiyonlar korunmasız cinsel birleşme ile bulaşır. Cildin başka yerlerine de bulaşma ihtimalinden korkan kişiler için en önemli bilgi, cilt ile temas süresinin uzaması ile ve cildin nemli ya da ıslak olması ile bulaşma riskinin artmasıdır. Bu nedenle siğil yüzme havuzu, sauna ve hamam gibi ortamlarda çıplak ayakla yürünmesi ile sıklıkla bulaşır. Bunun dışında yakın temas ve kişisel eşyaların (havlu, tıraş bıçağı, terlik vb) ortak kullanımı ile bulaşır ki, bu da daha çok aynı evde yaşayan kişilerde görülür. Bağışıklık sisteminin zayıf olduğu kişilerde daha sık görüldüğünü de söylemek yanlış olmaz. Yani dışarıda bir eşyaya dokunarak HPV kapmak o kadar da kolay değildir.


Her zaman söylediğim bir cümle vardır, "Doğru bilgi korur." Bir kişinin enfekte olma riskini algılaması ile gerçek riski arasında genellikle büyük bir fark vardır. Bu fark bazen OKB'a varan boyutlara ulaşabilir. Bu farkı sıfırlayacak şey doğru bilgidir.


Basitçe anlatmak gerekirse her mikrobun yaşayabildiği, yaşamayı sevdiği uygun koşullar vardır. Uygun koşullar olmadığında mikroplar bulaşabilme yeteneklerini kaybederler veya ölürler. Örneğin sanılanın aksina birçok mikrop vücudun dışında uzun yaşayamaz. Ayrıca vücudun bir yerinde hastalık yapar ama başka yerlerinde yapamaz. Dolayısıyla hastalık yapabileceği yerin kanallarından bulaşır. Örneğin nezle sonunum yollarında yaşadığı için burun akıntısından veya hapşırma ile bulaşabilir ama kanla bulaşmaz. Tersine HIV kan veya cinsel salgılardan bulaşabilir ancak burun akıntısından bulaşmaz.


HIV nasıl bulaşır?


Gerçekte günlük hayatta HIV ile enfekte olma olasılığı düşük ya da sıfırdır. Bunun nedeni, HIV enfeksiyonunun gerçekleşmesi için dört koşulun yerine getirilmesi gerektiğidir:


HIV korunma yolları
  1. Temas ile enfekte olabilmek için HIV'in gelişebileceği vücut sıvıları gerekir. Bunlar meni, kan, vajinal sıvı ve anne sütüdür. Sevişme sırasında ve cinsel birleşmede kondomla korunmak genital yollarla bulaşan tüm enfeksiyonlar için koruyucudur. Ayrıca HIV ile enfekte bir kadın gebeliği süresince tedavi alırsa ve doğum sırasında gerekli önlemler alınırsa bebeğine geçiş %0,5'in altına kadar düşebilmektedir. HIV, göz yaşı, ter ve idrar gibi yüksek asidik veya tuzlu sıvılarda yaşamaz. HIV hapşırık yada öksürük ile bulaşmaz, aynı tabak-çatal-bıçak kullanımı ile bulaşmaz, aynı tuvalet ve duşun kullanımıyla bulaşmaz, sivrisinek ve böcek ısırıklarıyla bulaşmaz. Ayrıca Virüs dış koşullara çok duyarlıdır. Vücut dışında, havada, suda, toprakta, eşya üzerinde canlı kalması söz konusu değildir.


2. HIV'in vücuda girmesi için bir yol olmalıdır. HIV enfeksiyonunun en yaygın bulaş yolu korunmasız gerçekleştirilen cinsel ilişkilerdir (vajinal seks veya anal seks). Diğer bir yol damar içi uyuşturucu madde kullanıcılarının ortak iğne/enjektör kullanımıdır. Daha az yaygın olarak mesleki maruziyet yoluyla (enfekte iğnenin batması), test edilmemiş kan, organ, doku nakli ile olabilir. Ancak artık hastaya verilmeden önce kan ürünlerinin HIV yönünden test edilmesi yasal olarak zorunludur. Bu nedenle kan nakliyle bulaş son derece azalmıştır.


HIV sarılarak bulaşmaz

3. Virüsün vücudun içindeki savunmasız ve içinde üreyebileceği uygun hücrelere ulaşabilmesi gerekir. HIV sağlam deriden geçemez, deriyi enfekte edemez. HIV'in enfeksiyon oluşturabilmesi için daha derin dokulara nüfuz etmesi gerekir. Sıyrıklar ve sıyrıklar virüsün enfeksiyon oluşturması için yeterince derin değildir. Kaldı ki yüzeyel açık yaralarda 48 saat içinde tüm yara yüzeyiyeniden ince bir epitel ile örtülür. İlerleyen dönemde de epitel normal bir deride olduğu gibi tabakalaşır. Elinizi yemek yaparken kestiniz diye HIV için risk altında olmazsınız. HIV tokalaşmak, sarılmak, öpüşmek, sürtünme, aynı ortamda bulunmak gibi sosyal davranışlarla bulaşmaz. 




4. Herhangi bir enfeksiyöz ajanın hasta edebilmesi için immün sistemi aşabilecek ya da alt edebilecek kadar sayı gerekir. Covid dmnemnden de öğrendiğimiz gibi virüsün hem konaktaki yoğunluğu hem de sizin maruziyet düzeyiniz önemli. HIV için de vücut sıvılarında yeterli miktarda virüs bulunmalıdır. Birçok HIV maruziyeti, monosit adı verilen ön saflardaki bağışıklık hücreleri tarafından etkisiz hale getirilir. Kurumuş kandaki bir avuç virüsün vücudun bağışıklık savunması için herhangi bir tehdit oluşturması pek olası değildir.


Bu dört koşulun tümü yerine getirilmediği sürece HIV enfeksiyonu oluşamaz. Hayatınızdaki olağan basit temizlik önlemlerine uymanız yeterlidir. Ayrıca HIV ile enfekte olmak ile AIDS arasında da fark vardır. AIDS Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu olarak adlandırılır ve HIV enfeksiyonunun ileri evresidir. Enfeksiyonun tedavi edilmemesi halinde, bağışıklığın enfeksiyon etkenlerine karşı etkisiz kaldığı dönemdir. HIV ile yaşayan herkes AIDS evresinde değildir ve düzenli tedavisine devam eden kişiler yaşamları boyunca AIDS evresine gelmezler. HIV enfeksiyonu, HIV ile karşılaşılan andan itibaren başlayan klinik sürecin adıdır ve tedavisi olan kronik bir enfeksiyondur. Bir çok OKB hastasının ölümcül, tedavisi yok gibi düşünmesinin aksine, mevcut tedaviler sayesinde HIV enfeksiyonu, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ölümcül hastalıklar listesinden çıkartılmıştır. HIV enfeksiyonu, tansiyon ve şeker hastalığı gibi hastalıklarla birlikte kronik yani yaşam boyu kontrol altında tutulabilen hastalıklar arasındadır.


Şunu çok rahat söyleyebilirim ki, eğer günlük hayatınızın içinde kondom ile korunuyorsanız ve yine de HIV ile enfekte olacağınızdan endişeleniyosanız mutlaka bir psikiyatriste başvurmanız uygun olacaktır. Hayatınızda obsesyonu beslemeyin.

bottom of page