top of page

Her yıl 700.000'den fazla insan intihar etmektedir; intihara teşebbüs edenlerin sayısı ise çok daha fazladır. İntihar, 15-29 yaşındaki bireyler arasında önde gelen ölüm nedenlerinden dördüncüsü olmakla birlikte, küresel intiharların %77'si düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana gelmektedir. Çalışmalar intihar girişiminde bulunan kişilerin her yıl %1 ihtimalle tekrar intihar girişiminde bulunacaklarını, bunların %10-15'inin ise sonunda gerçekten intihar ettiğini göstermektedir.

 

İntihar eden kişilerin %40'ı intihardan önceki aylarda, %90'ı bir yıl içindeki zamanda birinci basamakta doktor başvurusunda bulunmuştur, ancak bir psikiyatrist ile görüşememiştir. Başvuruda bulunanların %42'sinin şikayeti psikiyatrik ve psikososyal şikayetleri olmuştur. Açıkça görülmektedir ki birinci basamakta psikolojik şikayetlerden yakınan kişiler depresyon ve intihar riski açısından iyi değerlendirilmeli ve riskli görülürler ise mutlaka bir psikiyatriste yönlendirilmelidirler. 

İntihar girişimi nedir? Tamamlanmış intihar nedir? 

 

İntihar veya diğer söylemle özkıyım,  bireyin neticesinin ölüm olacağının bilincinde olarak, kendisinin ölümüne yol açacak bir eylemde bulunarak, bilerek ve isteyerek kendi hayatına son vermesidir. Kelime anlamı olarak, zaten tamamlanmış bir eylemi tanımlar. Ancak günlük hayattaki genel konuşmalarda, intihar daha çok ölümcül olma ihtimali olan bir eyleme girişmeyi tanımlamak olarak kullanılıp, intihara girişmek gibi anlamdırılmaktadır.  Aslen intihar etme, eylemin ölümle sonuçlandığını gösteren bir fiildir. Ancak yanlış kullanımın sıklığından ötürü, açıkça anlaşılması amacıyla "tamamlanmış intihar" olarak sıklıkla kullanılmaktadır.

 

İntihar girişimleri, (tamamlanmış) intiharlardan daha yaygındır. Bir klinisyenin bir yılda intihar girişiminde bulunan 10 ila 15 kişi görmekte olduğu tahmin edilmektedir. Daha önce bir intihar girişiminin olması, hem tamamlanmış intihar hem de başka bir intihar girişimi için önemli bir risk faktörü olup, özellikle de intihar girişimin ilk ayları daha yüksek risklidir.

İntihar ederek yaşamına son veren danışanların üçte ikisi, ölümlerinden bir ay önce bir kliniğe başvurmuştur. Bu nedenle intihar girişiminden sonra bakım ilkeleri, hastayı aktif olarak dahil etmeyi, aileyi dahil etmeyi, intihar araçlarına erişimi kısıtlamayı ve hastayı risk altına sokan psikopatolojiyle başa çıkmak için müdahale planları geliştirmeyi içerir.


Aile hekimlerinin, psikologların ve psikiyatristlerin intihar girişiminde bulunan danışanlarının tedavi sonrası bakımlarını sürekli izlemesi intiharı önlemede çok önemli bir role sahiptir. Ruh sağlığı hastanelerinin yatılı servislerine başvurabilirsiniz. 

Yaşa, cinsiyete, mesleğe göre intihar davranışı nasıldır?

Kadınların erkeklerden 3-4 kat daha fazla intihar girişiminde bulunurlar. Ancak erkeklerin intihar nedeniyle ölme olasılığı kadınlara göre daha yüksektir. Bu nedenle erkekler daha riskli kabul edilirler ve intihar girişiminden sonra erkek hastaların özellikle takip edilmesi gerekir. Tekrarlayan intihar davranışı, diğer yaş gruplarına kıyasla ergenlerin ve genç yetişkinlerin daha karakteristik özelliğidir. İleri yaşta  (65 yaş üstü) intihar ile vefat edenlerde ise ergenlerin tersine daha önce girişim öyküsü yoktur.

Mesleki olarak özellikle doktorlar en yüksek risk altında görülmektedir. Diğer yüksek riskli meslekler arasında polisler, diş doktorları, sanatçılar, mühendisler, avukatlar ve sigorta uzmanları yer almaktadır. 

İntihar oranları ekonomik durgunluk ve çöküş sırasında artmakta, yüksek istihdam ve savaş zamanında düşmektedir.

​İntihar davranışı için risk faktörleri nelerdir?

  • Daha önce intihar girişimi olması

  • 15-24 yaş

  • İleri yaşta erkekler

  • Depresyon

  • Madde bağımlılığı

  • Dürtüselliğin eşlik ettiği kişilik bozuklukları

  • Yakın zamanda ve kronik ilişki sorunları

  • Problem çözmede güçlükler 

  • İntihar yollarına erişim

  • Diğer faktörler: sosyal izolasyon, işsizlik, Mobbing, son zamanlarda yaşanan boşanma, terk edilme ve sevilen birinin ölümü gibi kayıplar

Tahmin edilenin aksine çalışmalar intihar düşüncesinin merkezi bir belirleyicisi olarak umutsuzluğun rolü abartılmış olabileceğini düşündürmektedir. Depresif bozukluğu olan hastalarda, umutsuzluk intihar düşüncesini açıklar, ancak büyük ölçüde depresif semptomlarla birlikte olduğu için. İlginç şekilde anksiyete belirtilerinin varlığı, umutsuzluk ve intihar düşüncesi arasındaki ilişkiyi hafifletmektedir. Ancak net bir şeklide söylenebilir ki, depresif belirtilerin şiddeti, intihar düşüncesini umutsuzluktan daha doğru bir şekilde yordar. Daha ağır depresyonda intihar riski daha yüksektir. 

​Romantik ilişkiler ve İntihar ?

Bir araştırmaya göre, intihar nedenli her beş ölümden biri, boşanma, ayrılık, romantik ayrılıklar, tartışmalar, kıskançlık, çatışmalar ve yakın partner şiddeti gibi mevcut veya eski partnerlerle yaşanan sorunlarla ilgilidir.

İntihar sebepleri yakın partner sorunlarıyla ilgili olan kişiler, olmayanlara kıyasla;

  • Kişilerarası şiddete maruz kalma ihtimalinin 6,5 katı.

  • Aile, arkadaşlar ve ortaklar gibi başkalarıyla tartışma olasılığının 4,1 katı.

  • İntihar düşünceleri geçmişine sahip olma ihtimalinin 2,7 katı.

  • Şiddet mağduru olma ihtimalinin 2,2 katı.

  • Depresif bir ruh haline sahip olma ihtimalinin 2,1 katı.

  • Finansal sorun yaşama ihtimalinin 2,0 katı.

  • Sorunlu alkol kullanımına sahip olma ihtimalinin 2,0 katı.

  • Yasalarla sorun yaşama ihtimalinin 1,6 katı.

daha yüksek olasılıklara sahiptir.


Kişiler arasında çatışma ve şiddet yaşanan bir ilişki, ruh sağlığı sorunlarına neden olabilir veya şiddetlendirebilir. Ayrıca, boşanmaya karar vermek veya eş şiddeti yaşamak gibi akut olumsuz bir yaşam olayı yaşamak, daha önce bir intihar planı olmayan kişilerde dürtüsel bir intihar girişimine sebep olabilmektedir.

Türkiye'de istatiki veriler intihara dair neler söylüyor?
 

CHP'nin 2021 mayıs sonunda açıkladığı intihar raporunda Ocak'ta 94, Şubat'ta 99, Mart'ta 112, Nisan'da 129 kişinin kendini öldürdüğü bildirilmiş. Yılın ilk 5 ayında bu yolla ölen en az 600 kişiden 150'sinin gerekçesi ekonomik sorun olmuş. Aynı rapora göre, 2019 yılında "geçim zorluğu" gerekçesiyle yaşanan intiharlar 321 ile son 17 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış ve 2002-2019 yılları arasında gerçekleşen 53 bin intihardan 4 bin 801'inin gerekçesi resmi raporlarda 'intihar nedeni: geçim zorluğu' ifadesi kullanılmış.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2020 ve 2021’e ilişkin açıkladığı ölüm ve ölüm nedenleri istatistikleri, artan hayat pahalılığı nedeniyle intihar eden vatandaşların sayısındaki büyük artışı gözler önüne serdi. Buna göre, intihar eden yurttaşların sayısı 2020’de 3 bin 703 iken 2021’de 4 bin 158’e çıktı. 2012’den bu yana her yıl 3 bini aşkın vatandaşın intihar ettiği Türkiye’de ilk kez 2021 itibarıyle bu sayı 4 bini aşmış oldu. TÜİK verilerine göre, geçim zorluğu nedeniyle intihar edenlerin sayısı 2020'de 289 iken 2021'de 324'e yükseldi. 2002'den bu yana geçim sıkıntısı nedeniyle intihar edenlerin sayısı 5 bin 414'ü buldu. Geçim sıkıntısı açık ara en büyük intihar nedeni olarak kayıt edildi. 

Bu yazıyı okuyan pek çok kişi, güncel intihar rakamları için neden resmi verilerin kullanılmadığını merak edebilir. Bunun gerekçesi, TÜİK'in konuyla ilgili yayımladığı son verilerin 2021 yılında girilip, halen güncellenmemesi.

Dikkat çeken bir diğer nokta da, en fazla intihar eden yaş grubunun 20-24 yaş aralığındaki gençler olması…

2021’deki toplam 4 bin 158 intiharın 523’ünü 25-29 yaş aralığındaki gençler oluşturdu. Bunu 508 intiharla 20-24 yaş aralığı ve 448 intiharla 30-34 yaş aralığı takip etti. 25-29 yaş aralığında intihar edenlerin sayısı 2019’da 364 kişi iken 2020’de 442’ye, 2021’de ise 523’e çıkmış oldu.

Geçim sıkıntısından sonra en büyük intihar nedeni aile geçimsizliği olarak öne çıkmaktadır.

Depresyonda intihar riski nedir? 

Depresyon hastalarının %40-70`i intihar düşüncelerine sahiptir. Tüm intiharların % 70’i depresyon olgularıdır. İntiharları gerçekleştirenlerin çoğunluğu öncesinde de  intihar girişimlerinde bulunurlar. İntihar riski maalesef belirtilerin şiddeti ile her zaman bağlantılı değildir. Ağır depresyonda olur, hafifte olmaz diye bir genelleme getirilemez. Depresyon hafif vakalarda dahi, yorgunluk, yaşam kalitesinin düşmesi, uyuşturucu ve alkol tüketiminin artması ve sindirim sorunları gibi fiziksel şikayetlere neden olarak intihar riskini artırabilir.

 

Depresyonda olan yaşlılarda intihar olasılığı, depresyonda olan gençlere göre iki kat daha fazladır. Hastanede yatan depresyon hastalarında intihar girişimi oranı % 15 kadardır. Ağır ve yinelenen depresyon hastalarının ise  %10-15`i intihar ederek yaşamını yitirmektedir.

Depresyon hakkında daha fazla okuma için tıklayınız >

 
Şizofrenide İntihar 

İntihar girişimi ve tamamlanmış intihar oranları şizofrenide anlamlı oranda artmıştır. Şizofreni hastalarının %20-50'sinin intihar girişiminde bulunduğu ve %10'unun ne yazık ki sonunda intihar ettiği bildirilmiştir. Bu oranlar toplum genelinden 20 kat daha fazladır. Bu yüksek oranlarda emir veren hezeyanların varlığı ve ilaç kötüye kullanımının olmasının önemli payı vardır. Yine de en önemli etken belki de tüm ruhsal hastalıklar ve bozukluklarda olduğu gibi depresif bir dönemin hastalığa eşlik etmiş olmasıdır. 

Şizofreni hastalarında intihar riskini arttıran özellikler:

  • Hastalığın ilk dönemleri

  • Genç yaş

  • Erkek olmak

  • Bekar olmak

  • Ağır hastalık seyri

  • Hastalığın sık sık kötüleşmesi

  • Yakın dönemde hastaneye yatırılarak tedavi görmüş olmak

  • Yüksek bilişsel işlevler

  • İyi içgörü

  • Zayıf sosyal işlevsellik

  • Zayıf sosyal destek

Şizofreni hakkında daha fazla okuma için tıklayınız >

 
Kişilik Bozukluklarında İntihar 

 

İntihar edenlerin büyük bir çoğunluğu çeşitli kişilik sorunları ve bozukluklarına sahiptirler. Antisosyal Kişilik Bozukluğu hastalarının tahmini olarak %5 kadarı intihar etmektedir.

 

 Bir veya daha fazla kişilik bozukluğuna sahip olmak intihara eğilim yaratabilir;

- Depresif bozukluk veya alkol bağımlılığı gibi major ruhsal bozukluklara zemin hazırlayarak.

- İlişki ve sosyal uyumda zorluklara neden olarak.

- Arzu edilmeyen yaşam olaylarını hızlandırarak.

- Ruhsal veya fiziksel bir bozukluk ile baş etme becerisini azaltarak.

- Aile üyeleri, doktorlar, arkadaşlar gibi etrafındaki bireyler ile çatışma yaratarak

Kişilik Bozuklukları hakkında daha fazla okuma için tıklayınız >
Kaygı (Anksiyete Bozukluğu) ve İntihar 

 

Tamamlanmamış intihar girişimlerinin yaklaşık %20'si Panik Bozukluk ve Sosyal Fobi hastaları tarafından gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte Depresyon ile ilişkili ise, intihar girişiminin ölümle sonuçlanma riski artar

Kaygı ve Anksiyete Bozuklukları hakkında daha fazla okuma için tıklayınız >
 
Alkol ile ilişkili bozukluklar ve İntihar 

Alkol kullanım bozukluğu (artık alkol bağımlılığı terimi kullanılmamaktadır) olan kişilerin %15 kadarı intihar etmektedir. Alkol kullanım bozukluğu için intihar oranı yıllık 100.000 kişi için 270 olarak tahmin edilmektedir. Alkol kullanım bozukluğu olup, intihar edenlerin yaklaşık %80'i erkektir.  %40 kadarı daha önce intihar girişiminde bulunmuş olup,  tüm intiharların %40 kadarı hastanın son hastane yatışından sonraki bir yıl içerisinde gerçekleşmektedir. 

Alkol bağımlılığı hakkında daha fazla okuma için tıklayınız >
Travma sonrası intihar
 

Travma sonrası intihar, travmatik bir olay yaşamanın bir sonucu olarak kişinin kendi yaşamına son verme eylemini ifade eder. Travma insanları birçok yönden etkileyebilir ve bazıları için intihar düşüncelerine yol açabilir. İntihar konuşulması gerekilen ciddi bir sorundur ve dünya çapında önde gelen ölüm nedenlerinden biridir. Travma ve intihar arasındaki bağlantıyı anlamak, travma yaşamış kişilerin çok geç olmadan yardım aramasına yardımcı olabilir.

Travma hakkında daha fazla okuma için tıklayınız >

 
Doğal Afetler Sonrası İntihar 

 

Doğal afetlerden sonra intihar, psikologlar, psikiyatristler ve diğer ruh sağlığı uzmanları tarafından incelenen karmaşık bir konudur. Deprem, kasırga ve sel gibi doğal afetler intihar riskinin artmasına neden olabilir.

Doğal afetler sonrası intihar hakkında daha fazla okuma için tıklayınız >

 

Mobbing ve İntihar 

Mobbing yaşayan bireylerde sıklıkla Uyum Bozukluğu tanısı konulur. Uyum bozukluğu tanısı olup intihar edenlerde dikkat çeken örüntü, daha önceden herhangi bir duygusal veya davranışsal sorun yaşanmadan kısa sürede ve hızla gelişen bir intihar sürecinin olmasıdır. Uyum bozukluğu olanların %61'i intihar girişiminde bulunmaktadır. Bu nedenle mobbing yaşayanlarda depresif belirtiler gözlenmese bile intihar açısından dikkatli olmakta ve destek sistemlerini işler hale getirmekte fayda vardır.

Mobbing  hakkında daha fazla okuma için tıklayınız >

İntiharı önleyebilmek için bazı söylem ve davranışlara dikkat etmek gerekir. Uyarıcı işaretler:

 

  • Ölmek veya kendini öldürmek istemekten bahsetmek

  • İnternette silah satın almak gibi kendini öldürmenin bir yolunu aramak

  • Umutsuz hissetmekten ya da yaşamak için bir sebebin olmamasından bahsetmek

  • Kapana kısılmış hissetmekten veya dayanılmaz bir acı çekmekten bahsetmek

  • Başkalarına yük olmaktan bahsetmek

  • Alkol veya uyuşturucu kullanımının artması

  • Endişeli veya heyecanlı davranmak

  • Arkadaşlardan, aileden ve toplumdan geri çekilme

  • Öfke göstermek veya intikam almaktan bahsetmek

  • Aşırı ruh hali değişimleri göstermek

 

Siz veya tanıdığınız biri bu uyarı işaretlerinden herhangi birini yaşıyorsa, hemen yardım istemek çok önemlidir. İntihar düşünceleriyle mücadele eden kişiler için yardım hatları, destek grupları ve ruh sağlığı uzmanları gibi birçok kaynak mevcuttur.

Yakınımın intihar etmesinden korkuyorum, ne yapmalıyım?

​İntihar düşünceleri ve eylemi üzerine konuşma konusunda  insanlar genellikle kendilerini rahat hissetmezler. Bazen de havlayan köpek ısırmaz misali, intihar edeceği ile ilgili konuşanların intihar etme olasılığının daha az olduğu düşüncesi tamamen yanlıştır. İntihara eğilimli kişilerin yarısı intihar davranışını sergilemeden önceki 24 saat intihar niyetlerinden bir arkadaşlarına ya da bir yakınlarına bahsetmektedirler. İntihar edenlerin 3'te 2'si  ölümlerinden önceki haftalarda, intihara meyilli olduklarını sözel olarak söylemektedir. 
Bunların %40'ı intihar düşüncesinden ima etmeden, açıkça ve intihar sözcüğünü de kullanarak bahsetmektedir.  Ancak, ne yazık ki, 
intihar ederek ölenlerin yarısı hayatları boyunca hiçbir zaman bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmemiştir. 
 

İntihar düşüncesinden bahseden biriyle, intiharı açıklıkla konuşabilmek hayat kurtarıcıdır. 

 

Kişinin kendine zarar vereceğine ilişkin düşüncelere sahip olduğunu hissettiğiniz zaman yapacağınız en iyi şey, bu konuda açık bir şekilde iletişim kurarak intihardan şüphelendiğiniz kişinin bir doktor değerlendirmesinden geçip geçmediğinden emin olmaktır. Akut bir intihar riski olup olmadığını öğrenmeye çalışmanız, acil bir müdahalenin gerekli olup olmadığı belirlemek için önemlidir. Ancak intihar riskine ilişkin durumu anlamak kolay olmayabilir. Birçok insan ruhsal sağlık düzeyinden bağımsız olarak ölme olasılığını düşündükleri durumları deneyimleyebilir. Bu durum bu kişilerin eylemi gerçekleştirecekleri ve acil bir yardımın gerekli olduğu anlamına gelmeyebilir.  Ancak kişilerin düşüncelerini vurguladıkları ve buna dair planlar yaptıkları durumlarda risk oldukça yüksektir. Bu nedenle intihar düşüncesinin ne düzeyde olduğunu belirlemeye çalışmak oldukça önemlidir.

Aşağıdaki sorular intihar hakkında açık ve samimi şekilde konuşabilmenize ve intihar riskinin ne düzeyde olduğunu belirlemenize yardımcı olabilir:

  • "İçinde bulunduğun zor durumda hiç ölümü düşündün mü?  

  • "Ölsem daha iyi olur derken tam olarak neyi kastediyorsun?" 

  • "Kendine zarar vermeyi yakınlarda hiç düşündün mü? 

  • "Yaşamayı umursamadığını söylerken aklında tam olarak ne var?" 

  • "Ne sıklıkta ve ne kadar süredir intihar düşüncelerin var?

  • "Benim dışımda başka biriyle intihar ile ilgili hiç konuştun mu?"

  • Daha önce intihar etmeyi denedin mi?

  • "Seni hayatta tutan bir şey var mı?

Kişisel bir konuşma içerisinde intihar riskini keşfettiğiniz, intihar düşüncelerine odaklanıldığı ve konuştuğunuz kişinin tehlikede olduğu durumlarda aşağıdakileri önerileri uygulamaya çalışmak yardımcı olabilir:

  • Zaman kazanmaya çalışın, akut intihar riski kalıcı bir durum değildir. İntihar düşüncesi yok olmasa da, en azından mevcut intihar planı bir süreliğine son bulabilir. Hatta ufak da olsa yeniden ümitlendiği bir durum bile gelebilir. İntihar eylemi geciktirilebilir ise kişinin hayatta kalma olasılığı artacaktır.

  • Empatiyle dinleyin; çözüm sunmayın, bunun yerine anlayışlı ve sabırlı bir şekilde dinleyin.

  • Yardım alın. Başka bir tanıdık daha özellikle de yakın çevresinden biri dahil edilebilir mi? Daha önce bir psikiyatriste başvurmuş mu? Başvurmuş ise psikiyatristi ile iletişimi nasıl, kontrollerine sık gidiyor mu?Bu konularda destekleyin. En yakın psikiyatri kliniği ya da acil servis nerede? Araştırın, gerekli olursa doktor ya da ambulans çağırın.

Kişinin kendine zarar verme olasılığı yüksek ise ve sizin yardım alması konusundaki tavsiyelerinizi dinlemeyecek bir durumdaysa hastaneye yatırmanız gerekebilir. Hasta depresyonundan dolayı içinde bulunduğu durumu doğru algılayamıyorsa ve intiharı bu durumdan tek kaçış yolu olarak görüyorsa, kişinin bu düşüncesini kabul edip gitmesine izin vermemelisiniz. Kişi özgür iradesinin değil depresyon ve çaresizliğinin kontrolündedir. Kişiyi bir psikiyatri uzmanı hekime yönlendirerek ya da size en yakın acil servise başvurarak yardım sağlamanız gerekir. 

 

 

İntihar Riskinde Nereye Başvurmalı?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının https://findahelpline.com/tr sayfasından destek almak isteyebileceğiniz kanallara bakabilirsniz. 

Ayrıca "ALO 183 Sosyal Destek Hattı" nı da arayabilirsiniz.

İstanbul ili için Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile (0212) 409 15 15 nolu telefondan, Erenköy Ruh Ve Sinir Hastalıkları Eğitim Ve Araştırma Hastanesi ile 0 (216) 302 59 59 nolu telefondan iletişim kurabilir; İstanbul dışında bulunmaktaysanız bulunduğunuz ilin bağlı olduğu Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurabilirsiniz. 

Ayrıca yine bulunduğunuz ilin Devlet hastanelerini arayarak psikiyatri servislerinin olup olmadığını sorabilir ve varsa acil servise yatış için direkt başvurabilirsiniz.

Sevdiği birini intiharla kaybeden kişiler başka nedenli ölümlerden daha fazla suçluluk duygusu içinde olabilirler, ancak altında yatan sebebin depresyon, olumsuz yaşam deneyimleri veya intihara genetik yatkınlıkları olabileceği unutulmamalıdır. 

​​

İntihar etme düşüncesine sahipseniz ya da bir tanıdığınız bu düşüncede ise,
yatarak hizmet sunan Psikiyatri Hastaneleri'ne başvurabilirsiniz.
(Kliniğimizde acil ve yatarak psikiyatri hizmeti verilmemektedir.)   
Depresyonda intihar riski nedir?
Travma sonrası intihar
Doğal Afetler sonrası İntihar 
Yakınımın intihar etmesinden korkuyorum, ne yapmalıyım?
İntiharı Önleyebilmek için uyarı işaretleri nelerdir?
Türkiye'de İnthar
Tamamlanmış İntihar ve İntihar Girişimleri
Yaş, meslek, cinsiyet gibi değişkenler ve İntihar
Romantik ilişkiler ve İntihar
İntihar daranışı için risk faktörleri nelerdir? Riskli bireyler
İntihar hakkında nasıl konuşmalı?
Şizofreni ve İntihar
Anksiyete Bozkluklaı ve İntihar
Alkol Kullnım Bozukluğu ve İntihar
Kişilik Bozuklukları ve İntihar
Mobbing ve İntihar
İntihar Riskinde Nereye Başvurmalı?
bottom of page