top of page

Borderline Kişilik Bozukluğunda Fiziksel ve Ruhsal Ağrı İlişkisi



Borderline kişilik bozukluğunu (BKB), TSSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) veya Bulimia Nervosa gibi stresle ilişkili diğer psikiyatrik durumlardan ayıran ilginç özelliklerden biri BKB olan hastaların ağrı eşiklerinin oldukça farklı olması.


Araştırmalarda, BKB olan hastaların hem soğuk hem de sıcak uyaranlar için ağrı eşiklerinin, sağlıklı kişilere kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüş. Ayrıca stres varlığında, bu fark daha da belirginleşmiş. Stres ile ağrı eşiğinin artması ise diğer psikiyatrik rahatsızlıklarda gözlenmemiş. BKB'daki azalmış ağrı duyarlılığının, intihar ile ilişkili olmayan kendine zarar verme davranışı ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir.


İşin daha da ilginci ise aynı çalışmada keyif verici fiziksel uyaranlara verilen tepki olmuş. BKB olan hastalar sağlıklı erişkinlere göre keyif verici fiziksel uyaranlara daha duyarlı yanıtlar vermiş. Çalışmacılar bu bulguları, BKB olan kişilerin, başkaları tarafından yumuşak bulunabilecek uyaranları sert, hatta acı verici olarak deneyimlemelerinin nedeni olabileceği olarak öne sürülmüş.Yani, BKB olan hastalar bir yandan acıya oldukça dayanıklılarken, öte yandan keyifli dokunuşları bile ağrılı duyumlayabilirler.


BKB'u olan hastalar, olmayanlara göre daha yüksek düzeyde ağrı bildirmektedir. BKB'u olan yaşlı hastaların genç hastalara göre ağrı düzeyleri daha yüksektir. Kronik ağrı bozukluğu olan hastaların yaklaşık %30'unda 2. eksen kişilik bozuklukları gözlenmiştir. BKB'u olan hastalar remisyona girdiklerinde önemli ölçüde daha az ağrı kesici ilaç kullandıkları saptanmıştır. Belki de kronik ağrı, BKB'u olan bireylerin kendi kendini duygusal düzenleme konusundaki zorluklarının (yani, ağrıyı düzenleyememe) başka bir tezahürüdür.


Ağrılı uyaran ve BKB üzerine yapılan başka bir çalışmada ise, 3 grup oluşturulmuş. Major depresyon (MD), BKB ve sağlıklı erişkinler de yapılan çalışmada, MD'da BKB'na benzer şekilde ağrı eşiğinin yükselmesi gözlenmiştir. Ancak MD'u olan hastalar BKB olanlardan farklı olarak, uyaranın şiddeti arttıkça, ağrılı olarak duyumlamasalar bile uyaranın büyüklüğüne bağlı değişen duygusal yanıtlar vermişler ve kaçınma davranışı göstermişler. Ancak BKB'u olan hastalarda ağrılı uyaranlar icin duygusal düzenlemenin kaybolduğu görülmüş, hastalar uyaranın büyüklüğünün artmasına rağmen herhangi bir duygusal yanıt vermemişler, küntlük gözlenmiş.


Acaba duygusal düzenleme ve kaçınma davranışının olmaması tehlikeli dürtüsel davranışlara girişmeleri ve zarar görmelerine rağmen devam etmeleri ile ilişkili olabilir mi? Ya da BKB'da görülen duygusal düzenleme güçlüğünün ve dürtüsel patlayıcı yanıtların aslında ağrılı uyarana duygusal yanıtın kaybolmasına bağlı gecikmiş ruhsal ağrı yanıtıdır diyebilir miyiz? Keyifli uyaranları ağrılı olarak yorumlamaya meyilleri ise terkedilme korkuları ile ilişkili olabilir mi?


Bunlar gelecek araştırmaların konusu olabilir; belli ki acının hayatımızdaki yeri düşündüğümüzden daha fazla. BKB ile ilgili daha fazla bilgi almak için "Kişilik Bozukları" bölümünü okuyabilirsiniz.



Comentários


Os comentários foram desativados.
bottom of page